
Tanı ve Testler
Koroner Kalsiyum Skoru
Koroner kalsiyum skoru, kalp damarlarındaki kireçlenmeyi tomografiyle ölçer. Kimlere uygun olduğu, hazırlık ve sonucun anlamı anlatılıyor.
Koroner kalsiyum skoru, kalbi besleyen damarların duvarındaki kireçlenmenin tomografiyle ölçülmesidir. Damar içine ilaç verilmez ve iğne gerekmez. İnceleme darlığın derecesini ölçmez; damar sertliği sürecinin ne kadar ilerlediğini gösterir. Yeri dardır: yakınması olmayan, ancak risk hesabı ara düzeyde kalan kişilerde ilaç kararını bir yöne çevirmek için istenir. Bu inceleme muayenehanede yapılmamaktadır; gerekli görülürse görüntüleme merkezine yönlendirme yapılır ve rapor burada değerlendirilir.
Koroner kalsiyum skoru nedir?
Koroner kalsiyum skoru, kalbi besleyen damarların duvarında biriken kireçlenmenin tomografiyle ölçülmesidir.
Damar sertliği süreci yıllar içinde ilerler. Damar duvarında yağ birikimi başlar, bu birikimin bir bölümü zamanla sertleşir ve içinde kalsiyum birikir. Tomografi bu kalsiyumu ayırt edebilir; görüntüler üzerinden kireçlenmenin yaygınlığı ve yoğunluğu hesaplanarak bir sayıya dönüştürülür.
Sayının anlamı şöyle kurulur: kireçlenme ne kadar fazlaysa damar duvarındaki birikim de o kadar yaygındır. Bu nedenle sonuç bir risk göstergesidir.
Burada iki yaygın yanlış anlamayı baştan ayırmak gerekir.
Birincisi, bu inceleme darlık ölçmez. Kireçlenmenin bulunması o damarın daraldığını göstermez; kireçlenmenin bulunmaması da darlık olmadığını kanıtlamaz. Damarın içindeki daralmayı gösteren incelemeler ayrıdır.
İkincisi, damar içine ilaç verilmez. Bu ölçümde damar yolu açılmaz ve kontrast madde kullanılmaz. Damarların içinin görüntülenmesi gereken durumlarda istenen inceleme farklıdır; o yöntemin ayrıntısı BT ile koroner değerlendirme sayfasında anlatılmıştır.
Damar duvarındaki birikimin nasıl ilerlediği ve hangi yakınmalarla ortaya çıktığı damar darlığının tanısı sayfasında ele alınmıştır.
Kimlere yapılır?
Bu incelemenin yeri dardır ve bilinçli olarak dar tutulur. Yakınması olmayan, ancak risk hesabı belirsiz kalan kişilerde kullanılır.
Ara risk grubu bu belirsizliğin adıdır. Tansiyon, kan yağları, şeker metabolizması, sigara, kilo ve aile öyküsü değerlendirildiğinde bazı kişilerde risk ne açıkça yüksek ne açıkça düşük bulunur. Bu grupta ilaç başlama kararı tartışmalı kalır. Kalsiyum skoru, kararı bir yöne çevirmek için istenir.
İstenmesinin makul göründüğü durumlar şunlardır:
- Ara risk grubunda kalan ve ilaç kararı netleşmeyen kişi. Hesabın en çok işe yaradığı grup budur.
- Ailesinde erken yaşta kalp olayı bulunan kişi. Risk hesabı aile öyküsünü tam yansıtmadığında ek bilgi sağlar.
- Kalıtsal risk özelliği saptanmış kişi. Bu başlıkta izlenen yol kalıtsal kan yağı yüksekliği sayfasında anlatılmıştır.
- Kolesterol tedavisine başlamakta kararsız kişi. Sonuç, kararı somut bir bulguya dayandırır; kan yağlarının nasıl izlendiği kan yağlarının yüksekliği sayfasında ele alınmıştır.
İstenmesinin uygun olmadığı durumlar ise şunlardır:
- Göğüs yakınması bulunan kişi
- Bilinen damar hastalığı olan kişi
- Stent ya da bypass öyküsü bulunan kişi
- Yüksek riskli sayılan ve tedavisi başlanmış kişi
- Gebelik
Göğüs yakınması varsa öncelik yakınmayı açıklayacak incelemelerdir. Eforla ortaya çıkan yakınmanın nasıl değerlendirildiği eforla kalbin değerlendirilmesi sayfasında anlatılmıştır.
Risk hesabının hangi ölçümlerle yapıldığı ve bu incelemenin hesap içindeki yeri risk taramasının kapsamı sayfasında toplanmıştır.
Hazırlık nasıl yapılır?
Hazırlık sadedir.
- Açlık gerekmez. Damar içine ilaç verilmediği için aç kalma koşulu yoktur.
- İlaçlar düzeninde kullanılır. Tansiyon, kalp ve diğer ilaçlar kesilmez. Tersi söylenmedikçe kullanım sürdürülür.
- Kahve ve enerji içecekleri çekimden önce alınmaz. Kalp hızının düşük ve düzenli olması görüntü kalitesini artırır.
- Sigara içilmez. Aynı gerekçeyle istenir.
- Metal içeren takı ve giysiler çıkarılır. Çekim alanında kalan metal görüntüyü bozar.
- Gebelik olasılığı bildirilir. Işın içerdiği için gebelikte tercih edilmez.
- Önceki tetkikler getirilir. Varsa eski tomografi, ekokardiyografi ve kan tetkikleri karşılaştırma için önemlidir.
Çekim öncesinde kalp hızı yüksek bulunursa, görüntü kalitesini artırmak amacıyla hız düşürücü ilaç verilmesi gündeme gelebilir. Bu karar görüntülemeyi yapan birim tarafından verilir.
Çekim nasıl yapılır?
İşlem kısa sürer ve iğne gerektirmez.
Kişi tomografi masasına sırt üstü yatırılır. Göğüs bölgesine ritim kaydı için elektrotlar yerleştirilir; çekim kalbin atışıyla uyumlu biçimde yapıldığı için bu kayıt gereklidir.
Ardından nefes tutma yönergesi verilir. Birkaç saniye süren nefes tutma sırasında görüntüler alınır. Masa cihazın halka biçimli bölümünden geçer; kapalı bir tüp içinde kalınmaz.
Toplam süre hazırlık dâhil yaklaşık on-on beş dakikadır; görüntü alma bölümü ise saniyelerle ölçülür. İşlem sırasında acı duyulmaz ve uyuşturma yapılmaz.
Çekim boyunca birimde bulunan teknisyen kişiyi görür ve sesli olarak yönlendirir. Yönergelere uyulması, özellikle nefes tutma bölümünde görüntü kalitesini doğrudan etkiler.
Bu inceleme çok kesitli tomografi cihazı ve buna bağlı yazılım gerektirir; söz konusu donanım muayenehane koşullarında bulunmaz. İnceleme muayenehanede yapılmamaktadır. Gerekli görülürse görüntüleme merkezine yönlendirme yapılır, rapor ve görüntüler kontrol randevusunda birlikte değerlendirilir.
Çekimden sonra ne olur?
Çekimden sonra bekleme ya da dinlenme gerekmez. Damar yolu açılmadığı ve ilaç verilmediği için kişi hemen günlük düzenine döner; araç kullanmasında da sakınca bulunmaz.
Kalp hızını düşürmek için ilaç verildiyse durum farklıdır. Bu ilacın etkisi birkaç saat sürebilir; baş dönmesi ya da halsizlik duyulması hâlinde dinlenilmesi ve araç kullanılmaması istenir.
Sonuç rapor olarak bildirilir. Raporda hesaplanan skor, kireçlenmenin hangi damarlarda görüldüğü ve yaşa ve cinsiyete göre beklenen düzeye göre nerede durduğu yazılır.
Raporun tek başına okunması yeterli değildir. Sonucun anlamı, kişinin tansiyonu, kan yağları, şeker metabolizması, sigara öyküsü ve aile öyküsüyle birlikte ortaya çıkar. Bu nedenle rapor kontrol randevusunda değerlendirilir.
Sonuç ne anlatır?
Sonuç üç biçimde yorumlanır.
Kireçlenme saptanmaması. Yakın dönemde damar olayı riskinin düşük olduğunu gösterir. Bu grupta, ara riskte sayılan bir kişide ilaç kararı erteleyebilir ve izlem seçeneği güçlenir. Buna karşılık sonuç bir güvence belgesi değildir; kireçlenmemiş yumuşak plaklar bu yöntemle görülmez ve risk başlıkları yerinde duruyorsa süreç ilerlemeyi sürdürür.
Orta düzeyde kireçlenme. Damar sertliği sürecinin başladığını gösterir. Bu grupta kolesterol ve tansiyon tedavisi daha kararlı yürütülür, izlem aralığı kısaltılır ve yaşam düzeni başlıkları tek tek ele alınır.
Yaygın kireçlenme. Riskin yüksek olduğunu gösterir ve tedavi kararını öne alır. Yakınma varsa ya da sonradan ortaya çıkarsa ileri inceleme gündeme gelir.
Yorumda iki ayrıntı önemsenir. Birincisi yaş ve cinsiyete göre karşılaştırmadır: aynı sonuç genç bir kişide daha anlamlıdır. İkincisi kireçlenmenin dağılımıdır; birden çok damarda görülmesi tek damarda görülmesinden farklı değerlendirilir.
Son olarak sonucun ne yapmadığını yazmak gerekir. Bu inceleme darlığın derecesini ölçmez, girişim kararı vermez ve yakınmanın nedenini açıklamaz. Girişim kararının hangi basamaklarla verildiği girişim kararının nasıl verildiği sayfasında anlatılmıştır. Aort kapağında kireçlenme saptanan kişilerde izlenen yol ise aort kapağında darlık sayfasında ele alınmıştır.
Sık sorulan sorular
Kalsiyum skoru damar tıkanıklığını gösterir mi?
Doğrudan göstermez. Bu inceleme damar duvarındaki kireçlenmenin miktarını ölçer; darlığın derecesini ölçmez. Kireçlenmenin bulunması damar sertliği sürecinin başladığını gösterir, o damarın ne kadar daraldığını ise başka incelemeler ortaya koyar.
Skorun sıfır çıkması damarlarım temiz demek mi?
Sıfır sonuç, kireçlenme saptanmadığını ve yakın dönemde olay riskinin düşük olduğunu gösterir. Buna karşılık kireçlenmemiş yumuşak plaklar bu yöntemle görülmez. Bu nedenle yakınması olan kişide sıfır sonuç, incelemeyi durdurma gerekçesi sayılmaz.
Damar içine ilaç verilir mi?
Verilmez. Kalsiyum skoru ölçümünde damar yolu açılmaz ve kontrast madde kullanılmaz. Bu özellik, damar içine ilaç verilen tomografi incelemesinden en belirgin farkıdır.
Göğüs ağrım var, bu inceleme uygun mu?
Yakınma varsa öncelik yakınmayı açıklayacak incelemelerdir. Kalsiyum skoru, yakınması olmayan kişide riskin ölçülmesi için kullanılır. Göğüs yakınması olan kişide hangi incelemenin isteneceği muayene sonrasında belirlenir.
Her yıl yinelenmesi gerekir mi?
Gerekmez. Sonuç risk sınıflamasını değiştirmek amacıyla kullanıldığı için yineleme çoğu kişide yeni bilgi vermez. Yineleme kararı ancak tedavi planını değiştirecek bir durum varsa gündeme gelir.
Işın alıyor muyum?
Evet, tomografi incelemesi olduğu için düşük düzeyde ışın içerir. Bu nedenle inceleme herkese değil, sonucun kararı değiştireceği düşünülen kişilere istenir. Gebelik durumunda tercih edilmez.
Bu inceleme muayenehanede yapılıyor mu?
Hayır. Koroner kalsiyum skoru tomografi cihazı gerektirir ve muayenehanede yapılmamaktadır. İnceleme gerekli görülürse görüntüleme merkezine yönlendirme yapılır. Rapor ve görüntüler daha sonra muayenehanede sizinle birlikte değerlendirilir.
Sonuç tedavimi değiştirir mi?
Değiştirebilir. Ara risk grubunda bulunan ve ilaç kararı netleşmeyen kişide yüksek skor tedaviyi öne alır, düşük skor ise izlem seçeneğini güçlendirir. Karar sonuçla birlikte tüm risk başlıkları değerlendirilerek verilir.
Yazan ve tıbbi olarak gözden geçiren: Uzm. Dr. Gündüz Yıldız — Kardiyoloji, Manisa
Son gözden geçirme: · Bir sonraki gözden geçirme: 2027-10
Site editörü: mail@gunduzyildiz.com · Editoryal politikamız
Kaynaklar
Randevu
Buradaki bilgiler geneldir. Sizin durumunuzda ne anlama geldiği muayene ve gereken tetkiklerden sonra netleşir. Varsa önceki tetkik ve raporlarınızı yanınızda getirin.
